twitter
rss

                                                                      Ana okulu önerim


Sevgili arkadaşlar,


Çocukların özgür ve sevgi dolu bir ortamda, her çocuğun bir diğerinden farklı özelliklere sahip olduğunu göz önünde bulundurarak fiziksel, duygusal, zihinsel gelişimlerini sağlamak, özgüveni yüksek, özgür düşünen, yaratıcı, keşfetmekten ve öğrenmeden zevk alabilen, kendisini özgürce ifade edebilen, yaparak-yaşararak öğrenen, kendisine ve insanlara saygılı, yeniliklere açık, ülkemizin yarınlarına hizmet edecek mutlu çocuklar yetiştirmektir.

İçinde bulunduğumuz bilgi çağında eğitim alanındaki her türlü yeniliklere öncülük ederek sevgimizle ve ekip çalışmalarımızla yeni eğitim projeleri üretmek ve okulumuzda uygulamak.Eğitim sektöründe kendimizi sürekli yenileyerek Türkiye’deki en iyi anaokulları arasında yerimizi muhafaza etmektir. 
Özgün, yaratıcı, sevgi dolu bir ortamda ,
Benlik kavramının gelişmesine katkıda bulunmak,
Öğrenmeye ilgi uyandırmak ve sevdirmek,
Bilişsel, sosyal, duygusal, fiziksel, yaratıcılık becerilerinin gelişimini desteklemek,
Atatürk ilkeleri doğrultusunda milli değerlere sahip çıkmak,
Özgün düşünceye saygılı ve kendi düşüncelerini de özgürce ifade edebilen ,
Her türlü yeniliğe uyum sağlayabilen araştırmacı ve katılımcı ,
Çağın tüm olanaklarını kullanarak geleceğe yön verebilen bireyler olmaları yolunda
ilk temelleri atmak ,
Çağdaş düşünebilen üreten araştıran duyarlı ve insiyatif bireyler yetiştirmektir.




                                                                                                                                            
                                                                        ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE ARKADAŞ EDİNMEK Özellikle 3-6 yaş çocuğunun;

gelişiminde arkadaş ilişkileri çok önemli bir yere sahiptir. Çocuğun ailesinden bağımsız ilk sosyal ilişkisi genellikle arkadaşları ile kurduğu ilişkilerdir. Arkadaşlık gereksinimi aile içinde karşılanamayacağı için aileler çocuklarının arkadaş edinmesini desteklemeli ve onları bu konuda teşvik etmelidir.Ancak bazı çocuklar arkadaşlık kurmakta zorluk çekebilirler. Bu durum bazen farklı nedenlere bağlı olabilir.    
 
Çocukla İlgili faktörler:
1-Mizaç özellikleri (utangaçlık)
2-Dikkat problemler.(Hiperaktivite)
3-Öğrenme güçlükleri
4-Sosyal beceri problemleri
5-İletişim becerileri ile ilgili güçlükler
6-Fiziksel, duygusal veya bilişsel gelişimde görülen gecikmeler.
7-Fiziksel engel veya itici fiziksel görünüş
8-Kronik hastalıklar, sık hastaneye yatma, okul devamsızlığı
9-Duygusal güçlükler( depresyon, anksiyet, düşük benlik saygısı)
10-Çocuğun yalnız kalmayı tercih etmesi
11-Çocuğun sosyal doyumu ve arkadaşlık ihtiyacının büyük ölçüde aile bireyleri tarafından karşılanıyor olması
12-Sahip olduğu kültürel değerlerin akranlarınınkiyle uyuşmaması.
Çevresel-Sosyal Etkenler:
1-Ailenin kırsal, izole bir bölgede yaşaması
2-Evin okula uzak bir yerde bulunması
3-Civarda az sayıda çocuğun bulunması
4-Ailenin her yaz tatili amacıyla uzak yörelere gitmesi
5-Ailenin ekonomik açıdan problem yaşaması
6-Ailenin kültür veya dile ait farklılığının bulunması
7-Çocukların sosyalleşmesini sağlayacak ortamların az olması
8-Çocukla akran grubu arasında giyiniş, davranış ve diğer farklılıkların bulunması (Yavuzer, 2002)
Çocuğun pek fazla arkadaşı yoksa ona, üzerine arkadaşlık kurabileceği ilgi alanları kazandırmalıdır.  Ebeveynler çocuklarına fırsat vererek onun kendisine bir ilgi alanı bulmasına yardım edebilirler. Bu alanlar; karate, futbol, yüzme gibi sportif faaliyetler veya müspet sosyal faaliyet yapan gençlik toplulukları olabilir. Çocuğunuzu arkadaş edinmek konusunda destekleyin ama onu zorlamayın. Bazen bazı çocuklar çok fazla arkadaşları olsun istemezler, kendine yakın olan arkadaşlarıyla sadece beraber olmak isterler.Bu konuda çocuğunuzu zorlamayın, onun ihtiyaçlarına saygı duyun. Kendi arkadaşlarınıza önem verin ve arkadaşlarınıza saygı duyun.Çocuğunuzun sizin davranışlarınızı örnek alacaktır.Çocuğunuza paylaşmayı ve empati kurmayı öğretin. 
                                       
Yararlanılan Kaynaklar:
http://www.uwex.edu/ces/flp/ece/promprac/index.html http://www.somuncubaba.net/pdf/0077/www.somuncubaba.net-2007-003-0077- cocuklarin_arkadaslik.pdf http://www.kmarasram.gov.tr/index.php?view=article&catid=59%3A100-soruda-anne-baba-eitimi&id=207%3A65cocuklarin-arkada-ednmelerne-nasil-yardimci-olunmali&option=com_content&Itemid=86
                                                  

Hafta sonu Takvim önerim;

Özellikle oklu öncesi dönem çocuklarının dikkatini çekecek etkinlikler ve geziler onların gelişim aşamalarında büyük önem taşıt.Çocuklarımızla kaliteli zaman geçirebiliriz.Zamanı iyi değerlendirebilmek bizim elimizdedir.

Tiyatro çocuk için oyun demektir. Oyun ise çocuğun en önemli işidir, deneyim kazanmak için gerekli bireysel özgürlüğü ve birlikteliği içinde barındıran eylemdir. Çocuk oyun oynayarak deneyim kazanır, birçok davranışı öğrenir. Kendini ve çevresini tanır, sosyalleşir. Ve en önemlisi de oyun oynamak keyifli bir iştir. Tiyatro da çocuk için oyun olduğuna göre önemi kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.

Müze, çocuklara farklı öğrenme ortamları sunar.Günümüzde çocukların eğitim ve öğretiminde eğitim materyalleri olarak basılı yayınlar (kitap, dergi, ansiklopedi, atlas, broşürler, v.b) ve medya programları (TV, oyun ve eğitim CD’leri, v.b.) kullanılır. Bütün bu eğitim araçlarını kullanan çocuklar, edilgin öğrenme içindedirler. Oysa bilgilerin içselleşmesi ve kalıcı olması için çocukların öğrendikleri bilgiyi yaşantılarında kullanmaları gerekir. Müze ortamı öğrencilere alternatif öğrenme yolları ile karşılaşma, maddi kanıt ile aktif biçimde çalışma fırsatıdır.

Çocukların bilgiyi özümseyip dönüştürülebilmesinin öğrenmelerinde bir süreç olduğu kabul edilirse, bunun yalnızca ders kitapları ile yapılamayacağını da kabul etmek gerekir. Müze özellikle çocuk müzeleri, çocuklara kitap bilgilerinin yanı sıra anlamalarını kolaylaştırıcı bütün olanakları sağlar.



Üç küçük Domuz
Kötü kurt,üç küçük domuzdan en küçüğünün saman evini üfleyip püfleyip yerle bir etti.
En küçük domuz koşarak ortanca domuzun evine kaçtı.Kurt da onu izliyordu.
Sonra kurt,üfleyip püfleyip ortanca domuzun tahtadan evinide yıktı.Küçük domuz ve ortanca domuz büyük domuzun tuğladan evine sığındılar.Kurt tuğladan eve de üfledi püfledi ama evi yıkamadı.
Kurt eve bacadan girmeyi denedi ama ocaktaki kazanın içine düştü.Kurt acıyla oradan uzaklaştı.Artık üç küçük domuz güvendeydi.
Küçük Hikayemizin Özeti:Hikayemiz çocuklara güven duygusunu aşılıyor.Sağlam olmayan saman ve tahta evlerin yıkılması ve domuzcukların tuğla eve sığınmaları ve tuğla evin yıkılmamasının nedenleri çocuklar tarafından merak konusu olacaktır.Yıkılmayan tuğla evde guven bulan domuzcuklar aynı zamanda dayanışma ve akılcılıkla birlikte sorunun üstesinden gelirler.

Hikayemiz eğitici ve öğretici bir hikayedir.Çocuklara güven duygusu,dayanışma ve akılcılık aşılıyor.Unutmamalıyız ki merak eden çocuk araştırır sorar ve odaklanır bu sayede de öğrenir.Hikayeden algıladığı sonuçlara yönelik sorular soran çocuklar,kendilerine yapılacak eğitici ve oğretici rehberlikle bir üst seviyeye çıkabileceklerdir.Örneğin:Saman,tahta,tuğla..acaba hangisi daha dayanıklı....!!.?Hikayemizde kötülükle başa çıkmanın en basit yolunun dostluktan ve dayanışmadan geçtiğini görebiliyoruz.
Görsel İçerik:Renkler oldukça yoğun ve çizgiler  belirgin.Üç küçük domuz renkleri ile dikkat çekiyor.
Hem hikayeyi anlatabilir, hemde renkleri çalışabilir ve çocuklarla domuzları ve kurt'u tahta,saman ve tuğla evi ve özelliklerini anlatabiliriz.Evlerin özelliklerinden bahsedebilir ,malzemelerini anlatıp gelişimlerine katkıda bulunabiliriz.
İçeriğin görüntü ile bütünleşmiş olması harika ..
Minik Kitabimiz, oldukça başarılı çocuklarımız sıkılmadan, renklerle ve görsellerle meşkul olarak keyifle
hikayemizi dinleyebilirier.Üç küçük Domuzcuk adlı hikaye kitabımız kısa bir hikayeden oluşuyor.Çocuklar çabuk sıkılabiliyorlar,özellikle 3-6 yaş çocuklarımız daha hareketliler.Bu kitabın kısa bir hikayeden oluşması onların sıkılmamalarına neden olabilecektir.

Sevgiyle kalın,
Fatma YARDIMCI





Selam arkadaşlar:)))

Günümüz dünyasında iyi insan olmak adına atılan minik kaşiflere verilen eğitim ve öğretimin bilinçli verilen eğitimden geçtiğini düşünürsek bizlere büyük görev düştüğünü fark ederiz.
El ele verip minik kaşiflerimize hep birlikte şevkatli, güler yüzlü, sevecen ve hoşgörü ile yaklaşıp onlara örnek modeller olursak bu minik kaşiflerin gelişimlerine büyük katkıda bulunuruz.
Miniklerimizin attıkları her adımda onlarla olabilmemiz ve onlara hayatta henüz yeni karşılaştıkları tüm durum ve olaylarda destek olursak,hem kendilerini ve hemde çevrelerini ve dünyayı keşfetmelerine yardımcı oluruz.

Şimdiden Teşekkür ederim..Sevgiyle kalın...